ASPİR BİTKİSİNDE VERİMLİLİĞİ ARTIRICI FAKTÖRLER
Aspir geniş yapraklı, dikenli ve dikensiz formları olan, yazlık ve kışlık olarak ekilebilen tek yıllık yağlı tohumlu bir bitkidir. Sarı, turuncu, kırmızı veya beyaz renkte olan çiçekleri gıda ve tekstilde doğal gıda maddesi ve yemeklerde yalancı safran adıyla baharat olarak kullanılmaktadır. Tohumundaki yağı iyi bir yemeklik yağ kalitesinde olup, son yıllarda dünyada sağlıklı bitkisel yağ sınıfında yer almaktadır. Ayrıca yağ alındıktan sonra kalan küspesi yem sanayinin hammaddesidir. Farklı kullanım alanlarına sahip aspir yağı biyodizel, yağlayıcılar, kozmetik gibi endüstrinin diğer alanlarına da hammadde sağlamaktadır. Aspir tarımında yüksek verim değerlerine ulaşabilmek bakımından dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır.

Aspir
ÇEŞİT
Aspir üretiminde verim ve kaliteyi etkileyen en önemli faktörlerden biri çeşit seçimidir. Verim potansiyeli yüksek, geniş adaptasyon yeteneğine sahip, zor şartlar altında verim yönünden stabilitesini koruyabilen ve bölgede görülen veya ileride görülmesi muhtemel hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı veya en azından toleranslı olan çeşitlerin üretimde kullanılması doğal olarak verimliliği de arttıracaktır.

Remzibey 05 Çeşidi-Çiçeklenme Öncesi Dönem
YÜKSELTİ : Dünya üzerinde yapılan çalışmalarda, aspir bitkisinin denizden 1400m yüksekliğe kadar olan yerlerde başarılı bir şekilde yetiştirilebildiği ortaya konmuştur. Ülkemizde de bazı yörelerimizde, örneğin 1850-2000m yükseltiye sahip Erzurum bölgesinde, aspir tarımı yapılmıştır. Ancak, deniz seviyesinden yükseldikçe 1400m’den itibaren verim düşüşleri yaşanmaktadır. Bu nedenle aspir tarımı için kullanılacak alanların deniz seviyesinden yüksekliği 1400 m’yi geçmemelidir. Bunun üzerindeki yükseltilerde de aspir yetiştirmek mümkündür. Ancak, bu tip yerlerde verim düşüklüğü daha baştan kabul edilmelidir.
TOPRAK-TARLA ŞARTLARI : Aspir tarımı yapılacak alanlar konusunda pek sıkıntı yaşanmaz. Çünkü, toprak seçiciliği yoktur. Hemen hemen her türlü toprakta yetiştirilebilir. Uygun toprak pH değeri 5-7 arasında olup, çok altında ve çok üstünde bir değere sahip alanlarda problemler yaşanabilir. Tuza dayanması arpa bitkisine yakındır. Çok tuzlu topraklarda, bitki besin elementlerinin alımı zorlaşır veya tamamen imkansız hale gelebilir.
TOHUMLUK: Kullanılacak tohumluğun hastalıklardan tamamen temiz bölgelerden alınmış olması, yabancı ot tohumu ve diğer kültür bitkileri tohumlarını barındırmaması, çimlenme ve sürme gücünün yüksek olması gerekir. Kısacası, kullanılacak tohumluk sertifikalı olmalıdır.

Aspir Tohumluğu
EKİM ZAMANI: Yıllık yağışın yetersiz ve sulama imkanının olmadığı kuru tarım alanlarında, erken ilkbaharda ekim yapmak daha uygundur. İç Anadolu Bölgesinde toprak sıcaklığının +4 ºC ve üzerinde olduğu ve ilk tava geldiği Mart 15-Nisan 15 tarihleri arasında ekimi yapılmalıdır. Bu tarihten önce ekilmesi soğuk zararını ortaya çıkarır. Geç ekimler ise verimi düşürür. Kışları ılıman geçen bölgelerde sonbaharda (Kasım Ayı) yapılmalıdır.
EKİM ŞEKLİ: Ekimin mibzerle yapılması homojen bir çıkışı ve ot kontrolünün daha iyi yapılabilmesini sağlar. Tohumların yeknesak dağılımı için mutlaka makine ekimi tercih edilmelidir. Ekimler hububat mibzeri ile dar sıra aralığında (13- 20 cm), toprağın nem durumuna göre 2.5- 4.0 cm derinliğe yapılmalıdır. Daha derin ekimler çıkış problemi yaratır. Ekim öncesi ve ekim sonrası toprak silindir ile sıkıştırılır ise hem tohumlar eşit derinliğe bırakılmış olur, hem de iyi bir çıkış sağlanır. Toprak sıcaklığının ve neminin uygun olduğu koşullarda ekimden bir hafta sonra çıkışlar başlar. Eğer ekimden sonra şiddetli yağmurlar nedeniyle toprak kaymak bağlamış ise aspir tohumlarının topraktan çıkabilmesi için kaymak kırılması yapılmalıdır.



Kaymak Tabakası Sıraya Ekilmiş Aspir Bitkileri Hububat Mibzeri ile Aspir Ekimi
TOHUMLUK MİKTARI: Seyrek ekimler yabancı ot gelişimini teşvik eder. Bunu önlemek için tohum sıklığı arttırılmalıdır. Çok sık ekimler ise hastalıkları teşvik eder, bu ise verimi düşüren bir etmendir. Dekara atılması gereken tohumluk miktar önerisine mutlaka uyulmalıdır.
YABANCI OT MÜCADELESİ: Aspir rozet devresi süresince çıkan yabancı otlara otlara karşı çok hassastır. Bu devrede çıkan yabancı otlar topraktaki nem, besin maddeleri ve güneş ışığı için aspir ile rekabet ederler. Bu nedenle ekim öncesi bir herbisit ile ilaçlama zorunludur. Yabancı ot durumuna göre çıkış sonrası da herbisit uygulaması gerekebilir. Yabancı otların gelişmeleri dikkatle takip edilmeli ve tarla yabancı otların istilasına bırakılmamalıdır.
SULAMA: Aspir, her ne kadar sulama gerektirmeyen, kurağa dayanıklı bir bitki olsa da, belirli dönemlerde sulanması verimi arttırır. En kritik dönemler çiçeklenme öncesi ve tane dolum dönemleridir. Sulama göllendirmeden yapılmalıdır. Yağışın yetersiz olduğu bölgelerde ekim öncesi sulama oldukça etkilidir.

Tarlanın Çukur Kısımlarında Biriken Su Nedeniyle Ölüme Gitmiş Aspir Bitkileri
HASTALIK VE ZARARLILAR İLE MÜCADELE: Aspir bitkisi gelişmesinin herhangi bir döneminde hastalık ve zararlılara maruz kalırsa verim de düşer. Bu nedenle, gelişmenin hemen hemen her döneminde bitkiyi koruyucu tedbirler alınmalıdır. Toprakta bulunan mikro-organizma populasyonunun düşürülmesi için ekim öncesi uygun bir fungusit ile tohum ilaçlanmalıdır. Çıkış sonrasında gelişme periyodu içerisinde uygun bir fungusit ve insektisit ile yeşil aksam ilaçlaması da yapılmalıdır. 14.11.2008